Reklam
Reklam
Hürbakışım l Denizli Haber Sitesi -
$ DOLAR → Alış: 5,89 / Satış: 5,91
€ EURO → Alış: 6,56 / Satış: 6,59

ŞİMDİ NE OLACAK?

Hür Bakış
Hür Bakış
  • 01.12.2017
  • 64 kez okundu

ŞİMDİ NE OLACAK?

Faruk CAYMAZ

İnş. Müh-Şair ve Yazar

2019 Seçim takvimi yaklaştıkça Hükümetle ,Ana Muhalefet arasındaki atışmalar da dozajını bir hayli artırmış gibi görünüyor.

Geçen hafta Sayın Cuymhurbaşkanı’nın Ana Muhalefet partisi hakkında ,Muhalefeti ile ilgili yaptığı eleştirilere,Ana Muhalefet partisi CHP karşılık vermek için başka bir yöntem denedi;ellerine geçen belgelerle Cumhurbaşkanı’nın yakınlarına ait yurtdışına çıkan paraların özet dökümlerini açıkladı.

Gündeme bir anda bomba gibi düşen CHP’ nin açıklaması, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ertesi gün çıkışı ile iyice alevlendi.Ne diyordu Sayın Cumhurbaşkanı:

Eskiden beri şahsım ve ailem hakkında aslı astarı olmayan yalanlar üretir. Sanki hiçbir şey olmamış gibi pişkince çirkefliğe devam eder. Çocuklarım, kardeşim, eniştem, dünürüm, eski özel müdürüm, yurt dışına milyonlarca dolar para göndermiş. Daha önce de benim 3 milyar dolar param olduğunu iddia etmişti. Bu iddiaların da müşterisi çıkıyor. Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Bir şeyi iddia ediyorsan, onu ispatla senin ortaya koyman gerekir. Ben buradan artık ismini bile anmaya tenezzül etmediğim bu zata soruyorum. Öne sürdüğün iddiaların belgesi var mı? Varsa çıkar hemen ben gereğini yapayım. Yoksa çık milletin önüne iftira ettiğiniz söyle, özür dile. Aksi halde dünyanın en alçak suçu olan iftiracı konumuna düşeceksin”

Buna karşın, CHP’nin tavrının ne olacağı konusunu aslında hepimiz merak etmiştik.O açıklamaya cevap , çok uzun süre almadı ve Pazartesi basına yapılan açıklama ile  “belgelerin Salı günkü Meclis Grup Toplantısında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu tarafından açıklanacaktır “denildi.

Herkesin merakla beklediği açıklama ,Salı günü geldi.

Genel Başkan kürsüye bir kutuyla geldi.Belli ki çok önemli dökümanlar vardı ve sayısı fazlaydı.Büyük bir dikkatle izlendi,dinlendi…

Aslında bu haftaki yazımızın konusu bambaşkaydı;”Kadın Cinayetleri “hakkında yazacaktık.Gündemin en önemli ve ülkenin çare buılunamayan hastalığı haline geldi cinayetler.

Peki bu konudan daha mı az önemliydi?Hayır.Elbette ki değildi.Aslında bugünkü konu yıllardır bilinen ve sürekli akılları karıştıran bir konu.

Sonra oturup düşündük;cinayet haberleri her gün peşpeşe geliyor;can yakıcı!Karşısında üzülmemek mümkün değil.Ama konunun hassasiyetini bilerek o cinayetler hakkında bir de biz deşmeyelim yaraları istedik.

Konumuza dönersek;

Açıklanan belgeler,Kılıçdaroğlu’nun ellerinde yelpaze gibi sallanıyordu.Üstüne basa basa hepsinin tek tek açıklamasını yaptı;

Tarihler verdi…

İsimler verdi…

Şirket adı verdi.

Belgelerin gerçekliği hakkında da açık çeki uzattı bir anlamda herkese…

Konu hükümet kanadından sert açıklamalarla karşılık buldu:

“Derhal o belgeleri savcılığa vermeliler”

“Madem gerçek diyorlar neden bizimle paylaşmıyorlar”

“O belgeler sahte”

Kafalarımız karıştı;

kim doğru söylüyordu?..

CHP sahte belge ile kendini ateşe atar mı?..

Gerçekliğini nasıl anlayacağız?

Sorular…

Sorular…

Sorular…

Biliyorsunuz;

belgelerin sahtece düzenlemiş olması halinde CHP’ nin Türk Siyasetinden silinmesi demektir.Hiçbir parti -hele ki bu Ulu Önder Atatürk’ün partisi ise böyle tongaya düşmesi çok kötü bir siyaset depremini yaratacağını bilincine sahipken-bu duruma asla düşmez,düşmeyi göze alamaz!Alabilirler  mi?..

O kadar da basit bir şekilde düşündüklerini sanmıyorum.

CHP ,konunun daha iyi anlaşılabilmesi ve doğruluğunun ispatlanması için başka bir atağa geçti hafta içinde;”Meclis Araştırma Komisyonu “kurulsun,dedi.

Belgelerin sahteliği iddiası gerçek bir gündem kazanmıştı.Bakış açımızı değiştirmeden çoğumuz bu konuda “evet” dedik.”Şimdi en doğru hareketi yaptılar,hem atılı bulunan iddia sahte ise ,bu, Sayın Cumhurbaşkanı açısından da büyük bir prestij kazandıracaktır.

Yok eğer gerçekse zaten Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”diye zihin jimnastiği yaptık.

Gelin görün ki;

ABD ‘de sanık iken tanık sandalyesine –her ne olduysa-oturan ve yargılanan Zarrab’ın ,peyder pey gelen itirafları ,zaten gündemi ;”Zarrab değil Türkiye yargılanır” izlenimi çok farklı bir hava yaratırken, CHP’‘nin belgeleri ortalığı başka bir yöne çevirdi birden bire.Zarrab,ikinci planda kaldı.

Herkes konu üzerinde tartışa dursun,Mecliste bugün yapılan oturumda, CHP’ nin Meclis Başkanlığı’na verdiği yönerge ,Hükümet kanadı milletvekillerinin “hayır” oylarıyla akıllar tamamen durdurdu!…

“Neden?E hani belgeler sahteydi?Yoksa gerçek midir?Bunun anlaşılmasından  korkarak mı  araştırılmasını istemediniz?”

Elbette bu soruların cevabını alamayacak hiçkimse, ama gündemi belli bir süre çok sıcak tutacak.

Cumhurbaşkanı Avukatı ile AK parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın sert açıklamaları sonucu klişe deyime bırakır gibiydi;

“N’OLCAK ŞİMDİ?”

Siyaset konusunda uzmannlığımız hatta çok fazla bilgimiz yoktur.Nasıl oyunlar oynanır hangi stratejiler uygulanır bilmem.Lakin herkes gibi bizim de aklımızla siyasetin oynamasına izin vermek de olmuyor.

Gerçekten bundan sonra” n’olcak?”

İçten içe çok merak ediyoruz.

E bu ülkenin bir vatandaşı olarak da en doğal hakkımız;

Bizimle daha ne kadar oynanacak?..

 

 

Selam ve Saygılarımla

 

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ