Reklam
Reklam
Hürbakışım l Denizli Haber Sitesi -
$ DOLAR → Alış: 6,07 / Satış: 6,10
€ EURO → Alış: 6,78 / Satış: 6,80

KİMSE BU ZULMÜ HAK ETMİYOR

Faruk Caymaz
Faruk Caymaz
  • 15.05.2019
  • 808 kez okundu

Faruk CAYMAZ

İnş. Müh-Şair ve Yazar

e-mail:  fcymz@hotmail.com

    Evet ,kimi yeni oluşumlar dillere düşen sloganla gerçekleşiyor.

Sistemler değişiyor…

Düşünceler,bakış açıları değişiyor…

Yaşam biçimleri kendini bu yeni form’a göre hazırlıyor…

    Ama hayatın ironisi hiçbir şekilde değişmiyor;geçim sıkıntıları,ekonomik zorluklar,işsizliğin getirdiği aile içi huzursuzluklar bu yeni yaşam formunda var olmaya devam ediyor.

Her seçim öncesi atılan gelecekle ilgili vaatlerin(!) sloganları sonrasında getirdiği ya da getiremediği sonuçlar sadece siyasilerde kalıyor.

Lütfen evinizden dışarı çıkın ve insanların yüzüne bakın.

Hiç kimsenin yüzü gülmediği gibi sanki kafalarının üzerinde yüzlerce soru işaretinden oluşan kapkara bir bulut var.

Niye’si,neden’i ile uğraşmaktan, gülümsemeyi getirecek o “Serotonin”i beyin bir türlü ortaya çıkaramıyor, salgılayamıyor.

Halk televizyon seyretmekten vazgeçiyor…

Halk, seçimleri siyasileri tartışmayı istemiyor…

Halk, siyasetçileri dinlemekten haz almıyor…

Halk, dünü-bugünü bıraktı; yarını nasıl geçireceğini düşünüyor.

Bunu bu hale getiren elbette halkın kendisinin yarı yarıya payı var, kimse bunu reddetmiyor zira sonuçlarına katlanacak gücü bir şekilde kendinde bulacağına emin ama …

Keza hangi siyasi düşünceden olursa olsun aslında hepsinin kafasında aynı şey var;huzur…

Bunu verecek olan siyasetçilerin elinde olan söylem ve yapılacakların verebileceği dildir.

Suriye’ye bakın…

Doğu Akdeniz’e bakın…

ABD-İran savaş diyalog ve çığırtkanlıklarına bakın…

Ekonomik verileri söylemeye gerek var mı bilmiyorum, onlara bakın…

Nedense son günlerde her gün yeniden gelen şehit haberlerine bakın!

Toplumun üzerinde oluşturulan ve gerilen sinirlerin yarattığı o kâbus gibi hava zulüm gibi.

Siyasete çok yakın olan gazete köşe yazarlarının 31 Mart seçimleri sonrası yazılarını,tartışmalarını ve YSK ‘nın verdiği 23 Haziran İstanbul seçimlerinin yenilenmesi(!)konusunda yaşanan ,her akşam kafamızı şişiren uzmanların her birinin ayrı ayrı söylediği hukuki ya da siyasi yorumları huzursuzluğun baş sebepleri demek yanlış olmasa gerek.

İmamoğlu ya da Yıldırım’ın başkan olması bizler için fark edecek ancak söylemlerin bu kadar sert ve çatışmacı olması gerekli mi?Sonuçta yerel seçim,olması gereken de olacak ama ülkenin içinde bulunduğu şu can yakan durumu daha önemli değil mi?Niye bu kadar ikincilleştiriliyoruz,niye ayrıştırılıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın statlarda açılan ve söylenilen “her şey güzel olacak”sloganı için “bunları kaydettik”demek hoş bir durum mu?

   Dün her hafta açılan semt pazarını dolaştım.Biraz daha ucuz meyve sebze bulabilir miyiz diye bakındım. Dolaşırken birkaç Pazar esnafı ile sohbet etme imkanı buldum.Tezgahlarının önü boş,satış oranı düşmüş,herkes akşam pazarı olsun düşük fiyattan alayım diye beklemede kalıyormuş.

Gücü yetemediği için dükkan açamayan bu sebeple pazarda mobil olarak getirdiği ekmek tahtası oklavası ve fırını ile sıcak ekmek yapıp satmaya çalışan Çetin isimli bir beyefendi ile ayaküstü konuştuk.Çok dertli.Ne yapacağını şaşırmış.

Abi biz dükkan açamıyoruz ancak semt pazarlarında böyle yer ücreti ödeyerek üç kuruş ekmeği kazanmaya çalışıyoruz.Kimsenin umurunda değiliz.Farkımızda bile değiller!Ha bire düşmüşler İstanbul seçiminin peşine!

Yozgat köy ekmeğini yapıyoruz ,vatandaş 1 lira olan ekmeği alamıyor.Beş tanesini bir naylon poşete koyup satmaya çalışıyoruz ama vatandaş içinden bir tane istiyor.Kardeşim işsiz,eniştem işsiz,ünivresite mezunu komşumuzun oğlu-kızı işsiz….Şimdi bize söylesinler;kim düzeltecek kötü giden halimizi.

Konuşamıyoruz,söyleyemiyoruz.Söyle abi söyle!Artık vatandaşın yanan cebini,mutfağımızda yanmayan ocağımızı çözsünler.Kavga,tartışma,ikilik istemiyoruz;aş,iş,dostluk kardeşlik istiyoruz.Kimse bu zulmü hak etmiyor!”

Önce sustum kaldım;haklıydı

Dilimiz döndüğünce anlattık ama ikna olduğunu söylemek zor.Onlar bunu bizi yönetenlerin ağzından duymak istiyor.

Pazar esnafının neredeyse konuştuğumuz her biri aynı şeyi söylüyor.

    Sadece bir ilimizin seçiminin yenilenmesi ülkenin gündemi olmamalı,aksine Sayın Cumhurbaşkanı’nın söylediği Türkiye İttifakı ile sorunlar bir an önce çözülmeli.

Tartışmaların odağında sadece seçime gidecekler kalmalı, halkın üzerine baskıcı tavır ile ortama çekilmesi kimsenin yararına olmayacağını farketmeliler.

      Televizyonlarda her akşam yayınlanan “seçim ne olur”un tartışıldığı programların kimseye faydası yok.İki ayrı düşüncenin hararetli tartışmaları halk üzerinde etkili ve kafalarında soru işaretlerinin çoğalmasından başka hiçbir işe yaramıyor.

    Tartışılması gereken konu bu ülke düzlüğe nasıl çıkacak?

Kimin bu hale getirdiğini tartışmak yerine nasıl yapacağımızın konuşulması ve geleceğin güzel Türkiye’sinin oluşturulması konusunda herkes elini taşın altına koymalı.

  Çünkü,şu anda yaşanan ekonomik huzursuzluğun etkilediği vatandaş, bu zulmü hak etmiyor!…

Sevgi ve saygıyla…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ